Plyd Tarihimiz

PLYD TARİHİMİZ 

 

Derneğimizin Kurucu Başkanı (Lisemizin 1942-43 Ders Yılı mezunlarından ve Derneğin “1” numaralı üyesi) Emekli Öğretmen Ü Av. Hikmet Turgut Söğütlü Şöyle anlatıyor:

1946 yılının nisan ayının sonlarında bir gün öğleden sonra, üçü İstanbul Hukuk Fakültesi öğrencisi Burhan Güngör, Nejat Seyhan ve ben; biri de İstanbul Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencisi (rahmetli) Fuat Altınok olan dört Pertevniyal Lisesi mezunu, benim önayak olmam ile adı geçenlerden -sınıf ve şube arkadaşım- Nejat Seyhan’ın Aksaray’da Horhor Caddesi’nin alt başındaki (sonradan kamulaştırılıp yıkılarak, şimdiki Vatan Caddesi’nin başlangıç noktası üzerinde kalmış bulunan) eski tarihi ahşap evlerinin zemin üstü katındaki küçük salonunda toplanmıştık.
Amacımız, Pertevniyal Lisesi mezunları olarak kurmaya niyetlendiğimiz ve lisemizden yetişelerin çatısı altında toplanacağı bir dernek kuruluş hazırlığı için benim kaleme aldığım tüzük taslağını incelemek ve ona son şeklini vermekti.

Liseden mezun olduğumuz yıllarda, İstanbul’daki belli başlıliselerin hemen hepsinin mezunlar erneği vardı ve çeşitli isimler altında mezunlar günleri tertipliyor ve başka etkinliklerde bulunuyorlardı ama bizim Pertevniyal (o zamanki adıyla Pertevniyal Erkek Lisesi) mezunlarının bir derneği bile yoktu. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olan biz üç Pertevniyalli (İst. Barosu eski Başkanı Em. Av. Burhan Güngör, Em. Av. Nejat Seyhan ve ben), fakültede veya dışarıda biraraya geldiğimizde bu konuyu mutlaka dile getirir ve bir yoksunluk duyarak dertleşirdik ki ben bir mezunlar derneği kurmak amacında önayak olur, arkadaşlarımı teşvik ederdim. Bizim de bir mezunlar derneğimiz olmalıydı!

İşte girişte sözünü ettiğim o toplantıda benim daha öncesinde (faaliyette bulunan lise mezuniyet derneklerinin türüklerini inceleyerek ve yer yer onlardan alarak) hazırlamış bulunduğum dernek tüzük taslağını, biz üç Hukuk’lu arkadaş ve arzusu ile aramıza katılan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencisi bir Pertevniyalli sınıfdaş kardeşimiz ile toplamda dördümüz biraraya gelmiş, benim hazırladığım taslağı ele almış ve toplandığımız evi de dernek merkezi olarak gösterip tüzük taslağına son şeklini vermiştik.

Burada sevgili sınıdaşım Burhan Güngör’e Pertevniyalliler olarak var olan vefa borcumuzu tekrar ödemeliyim:
Burhan kardeşim Pertevniyal’de yetişmiş, ancak aile göçleri ve başka nedenlerle mezun olmadan ayrılarak diğer okullara nakil olmuş Pertevniyalliler ile de dayanışma içinde olmak, onları Pertevniyal camiası dışında bırakmamak için derneğin adının “Pertevniyal Lisesi Mezunlar Derneği” değil “Pertevniyal Lisesinden Yetişenler Derneği” olmasını o toplantıda önermiş ve bu öneri bizler tarafından hararetle benimsenerek kabul edilmişti.
O toplantının ertesi günü ben, son şekli verilmiş bulunan dernek tüzüğünü (o zamanki adı ile: “Nizamnamesi”ni) -o yıllardaki yasa hükümlerine göre dernek kurulması resmi izinlere bağlı bulunduğundan- izin vermeye yetkili resmi makam olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün (ki o yıllarda, şimdi Sirkeci’deki İstanbul Hukuk Mahkemeleri’nin bulunduğu Sanasaryan Han’da idi) Birinci (Siyasî İşler) Şubesi’nin bir bölümü olan Dernekler (Cemiyetler) Masası Başkomiserliği’ne götürüp başvuruda bulundum ve gerekli işlemler için epeyce çaba sarfettim ki, Fakülte’deki sınıf arkadaşlarımbir iki gün sonraki eleme (Medeni Hukuk) sınavı için o gün de evlerine ve kütüphanelere kapanmış, harıl harıl ders çalışmakta idiler. Ben ise derneğimizin kuruluş iznini bir an önce almak heyecanını yaşamaktaydım ve bu heyecanı yaşamak sevinci ile sınav için ders çalışmayı ve bu sınavın benim için sonuç vermesi olasılığını da askıya alarak, bu değerli ve kritik saatlere Birinci Şube’de Dernekler Masası koridorunda kuruluş iznini alabilmek için koşturuyordum.

Neyse ki başvurum olumlu sonuçlandı ve akşama doğru resmi izin yazısını almayı başararak -yine yasa hükümlerine göre- derneğin kurulup faaliyete geçebilmesi için gerekli olan dernek tüzüğünün günlük gazetede yayınlanması şartını yerine getirmek için cebimizden koyabildiğimiz para fazla olmadığı ndan yayın ücreti en düşük olan “Son Saat Gazetesi” ‘ne götürmeme rağmen Kurucu Yönetim Kurulu olarak elimizdeki para, ne yazık ki, bu en ucuz yayın bedelini karşılamaya da yetmedi ve gazetde yayınlanma işi ileriye kaldı.

Çaresiz, günün geç saatlerinde (derneğin kuruluş iznini alabilmiş olmanın verdiği ancak yayınlanma gereği ileriye kaldığından ötürü) buruk bir kıvanç ile -geceleri de açık olan- Üniversite Kütüphanesi’nin okuma salonunda ders çalışmakta olan sınıf arkadaşlarımın yanına dönüp çalışamadan geçirdiğim o günkü saatleri telafi için iki gün geceli gündüzlü çalışıp hazırlandığım o çok korkulan eleme sınavında, çok şükür ki, yine de çok başarılı bir sonuç alabilmiştim.

Biz Kurucu Yönetim Kurulu olarak, dernek tüzüğünün henüz yayınlanmamış bulunması karşın, yasal yönden suçlanmayı da göze alarak, derneği faaliyete geçirdik ve tüzüğü -Son Saat Gazetesi’nde- yayınlatabildiğimiz 02 Şubat 1947 gününe kadarki sürede de bir yandan dernek için tutulması zorunlu Karar, Üye Kayıt, Gelir-Gider defterlerini notere tasdik ettirerek ve dernek mührünü yaptırarak bir yandan da mezunlardan ve yetişenlerden aza (üye) kaydederek dernek etkinliklerini aralıksız sürdürmüş idik.

İşte derneğimiz böyle maceralı bir uğraştan sonra kurulmuş ve ilk tüzüğümüzde de yer aldığı üzere Geçici Yönetim Kurulu’nun (ki: Kurucu Başkan Hikmet Turgut Söğütlü, Kurucu Başkan Vekili Burhan Güngör, Kurucu Genel Sekreter Nejat Seyhan, Muhasip Üye Fuat Altınok’tan oluşmuştu) yönetiminde faaliyete geçmiş ve çeşitli toplantılar ile başka etkinlikler yanında ilk “Aşure ve Pilav Günü” ‘nü de 1947 yılının ekim ayında Pertevniyal’in, lise (Pertevniyal Erkek Lisesi) olarak açıldığı (17 Ekim 1930 tarihinde açılmıştır) günün yıldönümünü takip eden pazar gününde tertipleyerek her yıl ekim ayında coşku ile tekrarladığımız bu güzel geleneği de başlatmış idi.

İlk Genel Kurul Toplantısı da (1947 yılı ekim ayında) hemen hemen bütün üyelerin katılımı ile büyük bir coşkuyla yapıldı ve seçim ile işbaşına gelen Yönetim Kurulu’nun yönetiminde etkinliğine devam eden derneğimiz, bu güne kadar -hiç eksilmeyen Pertevniyalilik sevgisinin verdiği güç ve Pertevniyal kuşaklarının geleneksel ilgisi ve dayanışması ile- etkinliğini devam ettirdiği (bu süreçte, 1990’lı yılların başında kurduğumuz “PEV – Pertevniyal Eğitim Vakfı” ‘nın kurulmasında ana direği oluşturduğu) gibi bundan böyle de aynı ilgi, güç ve dayanışma işe devam ettireceğine ben gönülden inanıyorum.

Bizim İlk (Kurucu) Yönetim Kurulu’muzdan bu yan, sayısız Pertevniyalli’nin seçildiği (benim de çok uzun yıllar pek çok dönemde başkanlık sorumluluğunu taşıdığım) Yönetim Kurulları’nda çok verimli hizmetler veren -benim dışımdaki- değerli başkan ve başta Kurucu Üye olmak üzere üye kardeşlerimiz, bu arada yirmi yıla yaklaşan sürede (ve zaman zaman çok güç koşullarla dakarşılaşmasına rağmen) görevini (aile birliğini ihmale kadar giden) özveri ve başarı ile yürüten bir önceki Yönetim Kurulu Başkanı, katıksız Pertevniyalli, Değerli meslektaşım Av. Rıdvan Eriş’e burada teşekkür etmek ve Kurucu Muhasip Üye kardeşim Kimya Yüksek Mühendisi Fuat Altınok’u rahmetle anmak benim için vicdan borcudur.
Aziz Pertevniyalliler ve aziz İstanbullular!

Bugün (62) yaşına girmek üzere olan derneğimizin kuruluş hikâyesini (böylesine uzun bir anlatım ile de olsa) böylece, kuruculuktan başlayarak uzun yıllar boyunca Yönetim Kurulu Başkanı olarak hizmet etmiş yetkili birağızdan dinlemiş oluyorsunuz.
Sizleri bir Pertevniyalli ağabey olarak sadece saf sevgi ve saygıdan oluşan ayrıcalıklı “Pertevniyal Selamı” ile selamlıyor; bu anlatımımızın -yazılı metin olarak- düzeltmesinin yapılmasında ve bilgisayarda temize çekilmesinde büyük emeği geçen başta gayretli yardımcımız Fehmi Karagöze ve diğer uğraş verenlere teşekkür ediyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ